|
KAMU KURUM
İSKONTOLARI YÜKÜNÜ DAHA NE KADAR TAŞIYACAĞIZ?
Türk
Eczacıları Birliği'nin resmi internet sitesinde “SGK
Sözleşmelerinin Temini ve Süreç Hakkında Bilgilendirme” başlıklı 25
Temmuz cuma gecesi bir bildiri yayınlanmıştır.
Bu bildiri
son bir iki aylık süreçte istediklerimizin alındığı söylenerek
vazgeçilen görüşme ve eylemlilik sürecinin iyi yönetilemediğinin bir
belgesi niteliğindedir.
Çünkü
yayınlanan bildiride ilginç bir şekilde; kurum iskontolarının
uygulanmasında hala mutabakat sağlanamayan SGK sözleşmelerinin
eczacılarca 28 Temmuz pazartesi günü itibariyle imzalamaları
istenmekte ve aynı zamanda 29 Temmuz salı günü yaşanan sorunun
aşılamaması yüzünden gelinen olumsuz durumla ilgili değerlendirme
yapmak ve karar almak üzere başkanlar danışma kurulu toplantısı
yapılacağı bildirilmektedir.
Gelinen bu
noktada tek çıkış yolu 28 Temmuz günü sözleşme kâğıdı vermek
olmamalıydı.
Pazartesi
sözleşme kâğıtları(hatta bazı odalarda cumartesiden başlandı)
verilecek, Salı günü Başkanlar toplantısı yapılacak.
Hepimizi
ilgilendiren böyle hayati bir konuda niçin öncelikle oda başkanları
toplanmıyor?
Bu ülkenin her
yerinden başkanlar 27 Temmuz Pazar günü veya pazartesi Ankara’ya
gelebilirlerdi.
25 gündür
hepimiz bekliyoruz, kan ürünleri reçetelerimiz bekliyor, nasıl olsa
silinip yeniden girilecek diye düzgün girilmeyen veya hiç girilmeyen
reçetelerimiz bekliyor. Konsolide bütçe reçeteleri, yeşil kart
reçeteleri hepsi ama hepsi bekliyor.
Nedir bu
yangından mal kaçırır gibi alelacele sözleşme dağıtıp, 2007 yılının
hayal kırıklıkları, çektiklerimizi unutmuş gözükmek, unutmak
veya UNUTTURMAK İSTEMEK?
Yaşanan sorunun ne
olduğu eczacı kamuoyuna net olarak açıklanmalıdır.2008
sözleşmelerinin bir an önce imzalanmasının ne kazandıracağı ya da
imzalamamanın ne kaybettireceği eczacı kamuoyuyla açık ve net
şekilde paylaşılmalıdır.
Ayrıca 51
Oda başkanımızın görüşleri bir an önce alınıp ortak kararlılık ve
direnç gösterilmesi gerekmektedir.
Eczacı
tabanı mutsuz ve umutsuzdur.
Eczacılarımızın büyük bir çoğunluğu son yıllarda yaşananlar yüzünden
güven zaafı içindedir.
2007
sözleşmesini imzalayan TEB Merkez Heyeti, riski göze aldık, siyasi
tercihimizi yaptık ve imzaladık demişti….
Ne oldu,
RİSK ONLARIN DEĞİL, BİZLERİN RİSKİ OLMADI MI?
Koskoca 1
yılı kaybettik, kaç tane eczacımız battı, iflas etti, eczanesini
kapattı. Bunların vebali kimindir?
GELELİM HALA UZLAŞMA SAĞLANAMAYAN KAMU KURUM
İSKONTOLARINA,
14 Aralık
2004 tarihinde eczacılara musallat olan kamu kurum iskontoları için
imzalanan protokolde, Maliye Bakanlığı, Çalışma Bakanlığı ve TEB nin
imzası olmasına rağmen;
İLAÇ
FİRMALARININ VE SAĞLIK BAKANLIĞININ İMZASI YOKTUR.
Düşünün,
iskontoyu verecek olanların ve verenleri denetleyecek olanın
imzasının olmadığı protokolde TEB nin imzası vardır.
Bu
protokol; eski TEB başkanının bu mesleğe yapmış olduğu başka bir
büyük kötülüktür.
Ne işimiz var ilaç firmalarının, devlete yapacağı
iskontolarla ?
Son üç
yıldır, eczane ekonomilerimizde gizli kanamaya sebep olan, bizlerin
boşuna fazla vergi vermemize neden olan KAMU KURUM İSKONTOLARINA
NEDEN ARACI OLDUK VE OLMAYA DEVAM EDİYORUZ?
NEDEN
GÖRÜŞMELERİN TARAFI OLMAYA DEVAM EDİYORUZ?
ALDIĞIMIZ KADAR İSKONTOYU DEVLETE YANSITACAĞIMIZ PROTOKOLÜN
EKİNDE BAKANLARIN DA İMZASI BULUNAN PROTOKOLLE KAYIT ALTINA ALINMADI
MI?
Değerli
Meslektaşlarım;
Bu iskontolardan bir an önce kurtulmamız gerekmektedir ve
bunun iki yolu bulunmaktadır. Öncelikle Türk Eczacıları Birliği 6643
sayılı Kanunla kendisine verilmiş olan “meslektaşının hak ve
menfaatini korumak” görevi çerçevesinde meslektaşlarını zarara
uğrattığı basın önünde en üst düzey bürokrat ve siyasiler tarafından
da ifade edilen bu uygulamanın yasal dayanağı olan 14 aralık 2004
tarihli protokolden Başkanlar Danışma Kurulu Toplantısı kararı ve
6643 sayılı Kanunun verdiği yetkiye istinaden imzasını çeker:
1.
Devlet ilacın % 95 ni nasıl olsa ben ödüyorum der ve
firmalardan yaptıkları iskontoları ilacın fiyatına doğrudan
yansıtmalarını ister. Ya da ;
2.
İlaç firmaları, pek çok ülkede olduğu gibi, bu
iskontoları SGK nın belirleyeceği zamanlarda ( aylık veya 3 aylık, 6
aylık veya sene sonunda olmak üzere) SGK ya yatırırlar.
SGK, bu yatırılan
iskontoları ilaç ödemelerine kullanır.
BİZLER DE BU
KAMU KURUM İSKONTOSU DERDİNDEN KURTULMUŞ OLURUZ.
Çünkü ilaç
firmaları kendilerini bağlayan hiçbir yasal düzenleme olmadığı için
ister yüzde, isterse YTL olsun bu iskontoları bizlerin faturalarına
yansıtmazlar.
ÜÇ YILDIR YAŞADIKLARIMIZDAN ÇOK İYİ BİLİYORUZ Kİ BU
İŞİ YAPMADILAR.
YAPMAZLAR VE
YAPMAYACAKLARDIR.
BİZLER
ONCA İŞİMİZ GÜCÜMÜZ ARASINDA NEDEN İLAÇ FİRMALARININ YAPTIĞI
İSKONTOLARI TAKİP ETMEYE ÇALIŞACAĞIZ?
YOK, EK 2 /D DE DEĞİŞİKLİK, YOK YAŞI VE İSKONTOSU DEĞİŞTİ DERKEN
MORALİMİZ VE SİNİRLERİMİZ BOZULACAK VE YİNE BİZ MAĞDUR OLACAĞIZ,
Değerli meslektaşlarım,
TEB nin
açıklamasında, kamu iskontolarında gelinen son durumun kabul
edilmesinin olanaksızlığından bahsediliyor.
Ama durum
değerlendirmesi yapılması ve bundan sonra yapılacaklar için 500
YTL'lik sözleşme kâğıtlarının dağıtılıp sözleşme yapıldıktan sonra
olağanüstü başkanlar toplantısı yapılmaya çalışılıyor.
Üye
sözleşme yaptıktan sonra ne değerlendirmesi yapılacak?
Protokol
iptal mi edilecek de son bir aydır verilen reçete bedellerinin
alınması için sözleşme yapılmak isteniyor?
Yeni bir
eylem süreci mi düşünülüyor?
Yoksa amaç
sadece 11trilyonluk sözleşme gelirini korumak mı?
Cevap
verilmesi gereken o kadar çok soru var ki!
...
Protokolün
uygulanmasından kaynaklanan bir sorun varsa öncelikle Başkanlar
Danışma Kurulu Toplantısı yapılıp izlenecek yol haritasının
belirlenmesi daha doğru değil midir?
Değerli meslektaşlarım,
2008 yılı
protokol görüşmeleri sürecinde, 2008 sözleşmesinin süresinin ucu
açık olmasını ve 1 ekimde yürürlüğe girecek %75-90 avans uygulaması
gibi çok önemli iki konunun masada bırakılmasını sürecin iyi
yönetilememiş olması olarak değerlendiriyor ve 50 yıllık geçmişe
sahip böyle büyük bir örgüte yakıştıramıyorum.
23 bin
eczacıdan toplanacak 11 trilyonun hesabı yapılırken aynı 23 bin
eczacının mağduriyetine seyirci kalınmamalı ve kamu kurum
iskontoları yükü; eczacıların mağdur olduğunun resmi ağızlardan bile
ilan edildiği bir ortamda yasal haklar kullanılarak artık eczacının
sırtından atılmalıdır.
Yöneticilerimiz unutmasın ki;
Çözümün bir parçası değilseniz sorunun bir parçası
olursunuz.
Sevgi ve
saygılarımla.
Ecz.Nurten
Saydan |