
25.07.2008
ANKARA NÖBETÇİ İDARE MAHKEMESİ’NE
DAVACI : Ankara Eczacı Odası VEKİLİ : Av. Selda Uğur Tunalı Hilmi Cad. Bülten Sok. 9/13 Kavaklıdere Ankara DAVALI : Sağlık Bakanlığı Ankara T.KONUSU : Sağlık Bakanlığı Fiyat Değerlendirme Komisyonunun 10.06.2008 günlü toplantıysa belirlenen dönemsel avro değerinin % 5 artırılması ilgili kararının iptaline karar verilmesi istemidir. AÇIKLAMALAR :
Bakanlar Kurulunun 12.06.2007 tarih ve 2007/12325 sayılı kararı ile “Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Karar” yürürlüğe konmuştur. Bakanlar Kurulunun 2007/12325 sayılı beşeri ilaçların Fiyatlandırılmasına ilişkin kararının uygulama esaslarını belirlemek amacıyla da Sağlık Bakanlığından 22.09.2007 tarihinde “Beşeri ilaçların Fiyatlandırılması Hakkında Tebliğ” yayınlanmıştır. Bu tebliğe dayalı olarak da; Fiyat Değerlendirme Komisyonunun görev ve yetkileri belirlenmek üzere, Bakan onayı ile 20 Şubat 2008 tarihinde “Sağlık Bakanlığı Fiyat Değerlendirme Komisyonunun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönerge” yayınlanmıştır.
12.06.2007 tarihli Bakanlar Kurulu kararında;
“Fiyat Değerlendirme Komisyonu Madde 3- 1) Sağlık Bakanlığı Koordinatörlüğünde Maliye Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı temsilcilerinin katılımıyla ilaç fiyatlarını değerlendirmek amacıyla “Fiyat Değerlendirme Komisyonu” oluşturulur. Komisyon 3 ayda bir olağan, gerektiğinde Sağlık Bakanlığının daveti üzerine olağanüstü toplanarak bu kararın uygulanmasına ilişkin usullerle ilgili veya ilaç fiyatlarının artırılması azaltılması ya da aynı kalması yönünde kararlar alır, ilaç fiyatlarının tespitinde kullanılacak olan “dönemsel Avro değerini” belirler.
2) Resmi Gazetede ilan edilen gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Avro döviz satış kurunda “dönemsel Avro değeri”ne göre kesintisiz 30 gün süreyle % 5’i aşan değişiklik olması halinde, Sağlık Bakanlığının daveti üzerine Fiyat Değerlendirme Komisyonu olağanüstü toplanır.
3) İlaçların fiyatlarında ancak Fiyat Değerlendirme Komisyonunda belirlenecek oranlarda artış yapılabilir.”
Hükümleri mevcuttur.
Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına ilişkin olarak; 22 Eylül 2007 tarihinde yayımlanan Sağlık Bakanlığı Tebliğinde ise;
“Tanımlar Madde 2
ğ) Dönemsel Avro değeri; Fiyat Değerlendirme Komisyonunca belirlenen ve bir sonraki döneme kadar tüm ilaç fiyatlarının hesaplanma işlemlerinde kullanılmak üzere geçerli olan Avro değerini,”
“Fiyat değerlendirme Komisyonu Madde 10
3) Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Avro Satış kurunda ‘dönemsel Avro Değeri’ne göre kesintisiz 30 gün süreyle %5 ve üzerinde değişiklik olması halinde, Bakanlığın daveti üzerine Fiyat Değerlendirme Komisyonu en geç 5 iş günü içinde olağanüstü toplanarak ürünlerin fiyatlarını yeniden değerlendirir.”
Hükümleri mevcuttur.
Belirtilen Bakanlar Kurulu ve tebliğ hükümleri doğrultusunda toplanan ilk Fiyat Değerlendirme Komisyonunun, 24.09.2007 günü dönemsel Avro değerini Cumhuriyeti Merkez Bankası Avro döviz satış kuruna karşılık gelen 1,7280 YTL olarak belirlememiş ve ilaç fiyatlarını bu karar doğrultusunda düşürmüştür. 04.04.2008 tarihinde ise; tebliğin 10. Maddesine istinaden komisyon olağanüstü şekilde toplanmış;
“1- Kararnamenin 3’üncü maddesine göre fiyatlandırmada kullanılan Avro satış kurunda yaşanan kesintisiz 30 günlük % 5’in üzerinde devam eden yüksek seyrin hızlı değişim gösteren bir yapı arzetmesi nedeniyle Tebliğ’in 10’uncu maddesinin 2’nci bendinde Komisyona tanınan yetki çerçevesinde 10 iş günü daha izlenmesi ve takip eden 5 iş günlük süre içerisinde olağanüstü bir toplantı ile yeniden değerlendirilmesi, bu süre içinde halen geçerli olan döviz satış kuru ile uygulamanın sürdürülmesi,”
Yolunda karar almıştır.
22.04.2008 tarihinde yeniden toplanan komisyon;
1. Komisyonun 04 Nisan 2008 tarihli toplantısında "Kararnamenin 3'üncü maddesine göre fiyatlandırmada kullanılan Avro satış kurunda yaşanan kesintisiz 30 günlük %5'in üzerinde devam eden yüksek seyrin hızlı değişim gösteren bir yapı arz etmesi nedeniyle Tebliğin 10'uncu maddesinin 2'inci bendinde Komisyona tanınan yetki çerçevesinde 10 iş günü daha izlenmesi ve takip eden 5 iş günlük süre içerisinde olağan üstü bir toplantı ile yeniden değerlendirilmesi, bu süre içerisinde halen geçerli olan döviz satış kuru ile uygulamanın sürdürülmesi" kararı alınmıştı, 10 iş günü süresince Avro döviz satış kurunda izlenen yüksek seyrin devam etmesi nedeniyle aynı zamanda açıklanmış olan 22.04.2008 tarihli Merkez Bankası kurunun yaklaşık %21 kadar yüksek artış yüzdesine sahip olması nedeniyle yapılan teknik çalışmanın ilgili bakanlar tarafından değerlendirilmesine müteakip karar alınması uygun görülmüştür.
2. 2007 yılı verilerine göre Ülkemizde tüketilen ilaç kutu sayısı 1.398.961.655 adet olup bu rakam üzerinden 2008 yılının ilk üç ay verileri de kullanılarak bir projeksiyon yapıldığında yıl sonu tüketim miktarı 1.508.987.887 adet olacaktır.Aynı şekilde 2007 yılının YTL olarak harcaması ve 2008 yılının ilk üç ayı baz alınarak değerlendirildiğinde 12.425.623.570 YTL tutarında rakamsal bir harcama değerine ulaşılmaktadır. Bu oran yaklaşık %7 civarında bir normal artışa karşılık gelmektedir. Bu tutara dövizde yaşanan artış kapsamında %5'lik bir yansıtma yapılırsa kalan 7 ay için yılsonu itibariyla toplam ödemede 362.414.020 YTL tutarında bir fark ortaya çıkacaktır. Her % 5'lik dilim için bu tutarın katlanarak artacağı aşikardır. %20 fark verildiğinde ise 7 aylık toplam fazla harcama tutarı 1.449.656.083 YTL olacaktır. (Bütün rakamlar IMS verilerine göre hesaplanmıştır.)”
Yolunda karar alarak, merkez Bankası Avro kurunda %21 oranında artış olduğunu tespit etmiş, bu artışın ilaç fiyatlarına yansıtılması halinde rakamsal harcama değerini, buna karşılık %5’lik bir artış verildiğinde rakamsal harcama değerlerini de belirterek teknik çalışmanın ilgili bakanlar tarafından değerlendirilmesini müteakip karar alınmasını uygun görmüştür.
Bunun üzerine 10.06.2008 tarihli Fiyat Değerlendirme Komisyon Toplantısında “dönemsel Avro Değerinin % 5 oranında artırılmasına” karar verilmiştir.
KOMİSYON KARARI, USULE, KAMU DÜZENİNE, YASAYA, EŞİTLİK İLKESİNE AYKIRI OLUP, İDARECE TAKDİR HAKKI YERİNDE KULLANILMAMIŞTIR.
A- 12.06.2007 gün ve 2007/12325 sayılı Bakanlar Kurulu kararın 3. Madde, 3. Bendinde;
“ İlaç fiyatlarında ancak Fiyat Değerlendirme Komisyonunca belirlenecek oranlarda artış yapılabilir.”
Hükmü mevcuttur. Bu hükümle; ilaç fiyatlarındaki artış yapma yetkisi tamamen komisyona bırakılmıştır. Hal böyle iken komisyonun, dönemsel avro değerindeki %21’lik artışa rağmen, % 5’lik artış verilmesi halinde rakamsal harcama değerini, %21’lik artış verilmesi halinde rakamsal harcama değerini hesaplayarak, ilgili bakanlıklardan artışın miktarı konusunda görüş istemesi yasal düzenlemeye ve usule açıkça aykırıdır.
B- Gerek Bakanlar Kurulu kararında ve gerekse tebliğ de ilaç fiyatlarının değerlendirilmesi konusunda komisyona, yani idareye geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır. İDARE, bu takdir yetkisini, dönemsel Avro değerinde %21’lik artışa rağmen, ilaç fiyatlarına bu artışı %5 oranında uygulanması yolunda kullanmıştır. İdarenin tanınmış olan takdir yetkisi ve hakkı sınırsız ve mutlak bir yetki değildir. Kamu hizmetinin verimliliği, etkinliği ve kamu yararı ile kişi yararı arasında bir denge kurulması zorunluluğu bu hak ve yetkinin sınırlarını oluşturmaktadır. Takdir hakkinin idarece takip edilen amaca uygun olarak kullanıldığı, keyfilikler, kişisel ve duygusal değerlendirmelerden kaçınıldığı, keyfilikten, kişisel ve sübjektif değerlendirmelerden ibaret olduğu durumlarda bu YETKİNİN DOĞURACAĞI SORUNLAR ASLA GÖZARDI EDİLMEMELİDİR. İLAÇ FİYATLARININ BELİRLENMESİNE İLİŞKİN OLARAK GENEL BİR DEĞERLENDİRME YAPMANIN KONUNUN VE YETKİNİN ANLAŞILMASI AÇISINDAN ZORUNLU OLDUĞU GÖRÜŞÜNDEYİZ. Bakanlar Kurulunun 12.06.2007 tarih ve 2007/12325 sayılı kararı ile yürürlüğe konulan "Beşeri İlaçların Fiyatlandırılmasına Dair Karar" ın yayımlanmasından önce ilaçların fiyatlarındaki ilk belirgin düşüş, % 8.83 oranında olmak üzere 15 TEMMUZ 2005 tarihinden geçerli olmak üzere yaşanmıştır. Perakende satış fiyatları ile dağıtım kanalı (=Depocu) fiyatı ve üretici satış fiyatı devlet tarafından belirlenen ve bu belirlenen fiyat dışında alım satımı mümkün olmayan ilaçların bu şekilde fiyatlarının düşürülmesi neticesinde, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen depocu satış fiyatı ile ilaç satın alan eczacıların raflarındaki ilaçların %8.83 oranında değerleri azalmıştır.
Başka bir deyişle %8.83 oranındaki indirimden önceki gece raflarında 100.000,00 YTL tutarında ilacı olan bir eczacının, sabahleyin eczanesini açtığında kaybı 8.830,00 YTL olmuştur.
İlaç fiyatlarındaki Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan indirimler haricinde ayrıca üretici firmalar SGK Geri ödeme sisteminde yer alabilmek için devlete yaptıkları indirim oranlarını arttırmışlardır.
Bir kaç örnek vermek gerekirse:
. İlacın adı 2004 fiyatı 2007 fiyatı
Augmentin 1 gr tb. 28,97 YTL 10,13 YTL Duocid tb. 22,68 YTL 14,15 YTL Duocid 70 ml.şurup 25,26 YTL 13,19 YTL Novosef 1 gr flk. 12,52 YTL 7,40 YTL Apranax f.20 tab. 10,77 YTL 5,62 YTL olmuştur.
Bu indirimler neticesinde eczacılar depolardan Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen fiyatlarla aldıkları ilaçları, temin ettikleri fiyatların çok altında satmak durumunda kalmışlardır.
14 Şubat 2004 tarihli İlaç Fiyat Kararı ile yürürlüğe giren Referans fiyat uygulaması kapsamında kalan ve eşdeğer ilaç uygulaması nedeniyle ödeme sepeti dışında kalan ilaç firmalarının başvuruları sonucu yukarıda bahsi geçen 2005 yılında 15 Temmuz 2005 tarihindeki %8,83 oranındaki düşüşten başka;
30 Mart 2005 28 Nisan 2005 20 Temmuz 2005 26 Temmuz 2005 18 Ağustos 2005 26 Ağustos 2005 5 Eylül 2005 19 Eylül 2005 1 Ekim 2005 7 Ekim 2005 21 Ekim 2005 14 Kasım 2005 29 Kasım 2005 8 Aralık 2005 16 Aralık 2005 ve 30 Aralık 2005
Tarihlerinde olmak üzere toplam 17 defa çeşitli ilaç firmalarının çeşitli ilaçlarının ilaç fiyatlarında indirim olmuştur.
2006 yılındaki indirimler (39 kez) : 20 Ocak 2006 10 Şubat 2006 17 Şubat 2006 24 Şubat 2006 3 Mart 2006 10 Mart 2006 17 Mart 2006 24 Mart 2006 31 Mart 2006 7 Nisan 2006 14 Nisan 2006 21 Nisan 2006 28 Nisan 2006 5 Mayıs 2006 12 Mayıs 2006 18 Mayıs 2006 26 Mayıs 2006 2 Haziran 2006 9 Haziran 2006 16 Haziran 2006 23 Haziran 2006 30 Haziran 2006 3 Temmuz 2006 7 Temmuz 2006 14 Temmuz 2006 21 Temmuz 2006 28 Temmuz 2006 3 Ağustos 2006 4 Ağustos 2006 7 Ağustos 2006 11 Ağustos 2006 18 Ağustos 2006 25 Ağustos 2006 1 Eylül 2006 8 Eylül 2006 15 Eylül 2006 22 Eylül 2006 29 Eylül 2006 6 Ekim 2006 13 Ekim 2006 20 Ekim 2006 27 Ekim 2006 3 Kasım 2006 10 Kasım 2006 17 Kasım 2006 24 Kasım 2006 1 Aralık 2006 8 Aralık 2006 15 Aralık 2006 22 Aralık 2006 29 Aralık 2006
2007 yılı ilaç fiyat düşüş tarihleri ise (51 kez) ;
30 Ekim 2007 19 Ekim 2007 11 Ekim 2007 10 Ekim 2007 21 Eylül 2007 14 Eylül 2007 7 Eylül 2007 31 Ağustos 2007 24 Ağustos 2007 10 Ağustos 2007 03 Ağustos 2007 27 Temmuz 2007 20 Temmuz 2007 13 Temmuz 2007 29 Haziran 2007 22 Haziran 2007 15 Haziran 2007 8 Haziran 2007 1 Haziran 2007 25 Mayıs 2007 18 Mayıs 2007 11 Mayıs 2007 4 Mayıs 2007 27 Nisan 2007 20 Nisan 2007 13 Nisan 2007 6 Nisan 2007 3 Nisan 2007 28 Mart 2007 23 Mart 2007 16 Mart 2007 9 Mart 2007 2 Mart 2007 23 Şubat 2007 16 Şubat 2007 9 Şubat 2007 2 Şubat 2007 26 Ocak 2007 19 Ocak 2007
SON ÜÇ YILDAKİ DÜŞÜŞ SAYISI İSE TOPLAM 112' DİR.
Bahsi geçen mevzuat kapsamında avrodaki düşüşlere bağlı olarak gerçekleştirilen bu indirimler kaçınılmaz bir şekilde yapılarak eczacıların raflarındaki ilaçlar bir anlamda bedelsiz olarak kamulaştırılır iken avro fiyatındaki %21’lik artış kabul edilmekle birlikte ilaç fiyatları sadece % 5 oranında artırılmıştır.
Bu da eczacıların sermayelerinin erimesine neden olmaktadır.
Serbest piyasa koşulları ortamında satış fiyatlarının üreticiler tarafından belirlendiği bir ortamda perakende satış yapmak üzere stok oluşturan bir işletme sahibinin, sermayesini oluşturan emtiayı kendisine mal ediş fiyatının altında satma olasılığı çok düşüktür. Ancak işletmesinin satış oranlarının çok düşmesi durumunda tercih edilebilecek bir yol olarak gözüken ya da nadiren zararına satış yapılması durumu ise satıcının kendi iradesi ile gerçekleşmekte olup, satıcı isterse üzerine kar koyduğu emtiasını satıp satmamakta serbesttir. Bu açıdan bakıldığında satıcının bilinçli ve istekli olarak bir risk alması sözkonusu iken zararına veya karlı satış yapmasında herhangi zorlayıcı veya belirleyici bir erk bulunmamaktadır. Dolayısıyla bu satıcı tamamen piyasa koşullarına göre belirleyici olan arz talep dengesi içerisinde işletmesi için ortaya koyduğu sermayeyi gerekirse iniş ve çıkışlar içerisinde idare etme yetki ve kabiliyetine sahiptir.
Halbuki; benzer şekilde sermayeleri ile eczanelerinin raflarında emtia kapsamında stoklarını oluşturan eczacıların serbest piyasa koşullarında hareket edebilmeleri mümkün değildir. Bu yetki ve erk tamamen Sağlık Bakanlığına ait olup, bakanlığın düzenlediği şartlar altında koşullar gelişmektedir.
Bu anlamda, eczacı depocudan aldığı ilacı mal ediş fiyatının altında dahi satmak zorunda kalmıştır. “MALEDİŞ FİYATININ ALTINDA İLACI SATAMAM, ZARAR ETMEM MÜMKÜN DEĞİL, ” ANLAYIŞI İÇERİSİNDE SAĞLIK BAKANLIĞININ BELİRLEDİĞİ FİYATIN ÜZERİNDE SATIŞ YAPILABİLMESİ MÜMKÜN OLMADIĞINDAN ECZACILAR 15 TEMMUZ 2005 TEN BU YANA GELEN İNDİRİMLERİ FİYATLARINA OTOMATİKMAN YANSITARAK, BAZEN SERMAYELERİNİN ERİMESİNE NEDEN OLAN SATIŞLARI YAPMIŞLAR, BAZEN DE MAL EDİŞ FİYATLARININ ALTINDA ZARARINA SATIŞ YAPMAK ZORUNDA KALMIŞLARDIR.
Diğer bir husus ise; eczacının ” ilaç fiyatları indi satış yapmayayım, zararım olmasın “ diyebilme insiyatifinin de bulunmamasıdır, Zira eczacıların SGK ile yaptıkları sözleşme kapsamında ellerinde bulunan ilaçları yok diyerek reçete sahibine vermemeleri durumunda sözleşmeleri fesih edilmektedir.
Sonuçta bir çoğu küçük işletmeler olan ve genelde asgari bir veya iki personel çalıştıran eczacıların 2005 yılından beri , asgari ücret, kira, telefon,elektrik v.b işletme giderleri artarken ilaç fiyatlarındaki düşüşler neticesinde sermayelerinin erimesine bağlı olarak ayakta durma mücadelesi vermek zorunda kalmışlardır.
BÖLGE ECZACI ODASI BAŞKANLARININ VE TEB YÖNETİCİLERİNİN DEFALARCA KEZ DİLE GETİRDİĞİ GİBİ ASLEN, ECZACILAR VATANDAŞA UCUZ İLAÇ SUNULMASINI DESTEKLEMEKTEDİR. ECZACILARIN SORUNU İLAÇLARIN UCUZ FİYATDAN SATILMASI DEĞİLDİR. SORUN OLAN, İLAÇ FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞLERİN DOĞRUDAN STOKLARINDAKİ İLAÇLARA YANSITILMASI NETİCESİNDE SERMAYELERİNİN ERİMESİDİR. SORUN OLAN, BU GÜNE KADAR AVRO FİYATLARINDAKİ DÜŞÜŞLER AYNEN YANSITILIR İKEN %21 LİK ARTIŞ OLDUĞUNDA BU KEZ ARTIŞ YAPILMASINDAN İMTİNA EDİLMESİDİR.
Konuyu düzenleyen mevzuat, ilaç fiyatlarını belirleyici olan kuruma sadece fiyat indirimi yapma yetkisini vermemiş olup, avro fiyatlarındaki dalgalanma oranında indirim veya zam yapılması yetkisini de vermiştir.
DİĞER BİR HUSUS; İLAÇLARIN FİYATLARINI BELİRLEYEN KOMİSYONDA SGK TEMSİLCİSİNİN YER ALMASIDIR. İLAÇ PİYASASININ %95’ İ ORANINDA ALICISI OLAN BİR KURUMUN TEMSİLCİSİNİN İLAÇ FİYATLARININ GÜNÜMÜZ AVRO DEĞERİNE ÇEKİLMESİ DURUMUNDA YAPILACAK ZAM ORANINI BENİMSEMEMESİ BAĞLI OLDUĞU KURUMU AÇISINDAN BAKILDIĞINDAN NORMAL BİR DAVRANIŞTIR.
C-İdarelere işlem veya eylem tesis ederken takdir yetkisi tanınmış ise de bu takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak kullanılıp kullanılmadığının idari yargı mercilerince saptanması halinde idari işlemin iptaline karar verileceği yerleşik yargı içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Ankara 15. İdare Mahkemesinin bir kararında açıkça belirtildiği gibi;
“Anayasa'nın 125. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "İdarenin takdir yetkisini kaldıracak şekilde yargı kararı verilemez" hükmünün, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin idari yargı denetimine tabi olmadığı şeklinde yorumlanmasının, Anayasa'nın 125. maddesinin i. fıkrasında yer alan "İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır" hükmünü anlamsız hale getireceği kuşkusuzdur.
Bu nedenle idarenin takdir yetkisini kullanırken bazı ilkelere uymak zorunda bulunduğu bir hukuki gerçekliktir. Bu nedenlerle idarenin, takdir yetkisini kullanırken her şeyden önce, yasanın koyduğu sınırlar içerisinde kalması, eşitlik ilkesine önem vermesi, idarede istikrarı ve düzeni koruması, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun ve gerekçeli kullanması hukuka bağlı bir idarenin gereğidir.
İdari işlemlerin sebebe bağlı işlemler olmasının sonucu olarak, idare bir işlem yaptığında bu işlemi hangi sebeplere dayandırdığını açıklamak zorundadır. Her idari işlemin bir sebebi olmalı, bu sebep gerçek bir sebep olmalı ve sebebin hukuksal nitelendirilmesinde hata yapılmamış olmalıdır.
İdare, bu işlemini somut ve gerçek bir sebebe dayandırmalı, sebebi oluşturan önceki işlem ve olayların hukuki nitelendirmesini doğru yapmış olmalıdır. İşlemin gerekçesini sunmadan yalnızca takdir yetkisinin varlığından söz edilerek bu yetkinin denetlenemeyeceğini savunmak, işlemin hukuka uygun bir dayanağının ve temelinin olmadığını göstermektedir.
Kamu hizmetinin gerekleri ve kamu yararı çerçevesinde takdir yetkisinin hukuka uygun kullanıldığının kabul edilebilmesi için bu yetkinin keyfilikten, kişisel ve duygusal değerlendirmelerden kaçınılarak, objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalınarak kullanılma zorunluluğu vardır.”
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; Dönemsel Avro değerinde meydana gelen %21’lik artışa rağmen, ilaç fiyatlarında yapılan %5’lik zam yapılması;
1- İdarenin zam oranında takdir yetkisini kullanırken eşitlik ilkesine, 2- İstikrar ve düzenin korunmasına, 3- Kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun davranma ilkesine uygun davranmamıştır.
Yapılan işlem önceki işlemlerde göz önünde bulundurulduğunda objektif ve gerçek kıstaslara bağlı kalınmadan tesis edilen işlemin iptali için iş bu davanın açılması zorunlu hale gelmiştir.
H. NEDENLER : İYUK, Av. K. ve ilgili yasal mevzuat. DELİLLER : Fiyat değerlendirme Komisyon kararları ve her türlü yasal delil. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle 10.06.2008 tarihli Fiyat Değerlendirme Komisyonunun dönemsel Avro Değerinin %5 oranında artırılmasına ilişkin kararının İPTALİNE, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin Davalı İdareye yükletilmesine karar verilmesini saygıyla vekil olarak arz ve talep ederim.
DAVACI VEKİLİ Av. Selda Uğur
Ek: vekaletname
|
Since: 03/03/2008